dikkat deli var etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dikkat deli var etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2012 Pazar

Bahar tadındaydı gün!

"Yaşasın Newroz!" Diye sloganlar patlatarak başlıyorum ne yazacağımı bilmediğim, hangi konuları aktaracağımı önceden planlamadığım yazıma. Yaşasın Newroz! Adına yakışan bir gündü bugün. Işıl, ışıl, güneşli, ılık mı ılık bir hava vardı bugün. Nerede? İstanbul'da. Başka yerleri bilmiyorum. İstanbul bugün çokkk fenaydı beee. Hem karışıktı savaş tadı vardı. Hem de cıvıldıyordu. Soluduğumuz ve temas etmek durumunda kaldığımız göz yaşartıcılara rağmen her şey ne güzeldi ama. Patır patır ayak sesleri ne güzeldi. Sloganlar ne güzeldi. Bir ara o sesleri bastırmak için yaramazlık bile yaptık :)) Ahahah, ne yaptığımızı söylemeyeceğim ama. Dışarıdaki sesler kâh yükseliyordu, kâh kayboluyordu. Yaşasın Newroz! :)))

Sakinleşince ortalık bıraktık kendimizi harika bir uykunun kucağına. Sonrasında da hadi çıkalım dışarı dedik ve turladık İstanbul'u. "İstanbul güzel tabii, hem de çok... Ama sanırım benimle daha güzel." dedim bugün eşime :) Bugün ben yine çok güzeldim çünkü. Narsist biri değilim aslında. Kendini seven diyelim bana. Kendi ile barışık. Komplekssiz. Önceki yazımda mı bahsetmiştim kompleks olayından kısaca? Sanırım evet. Ama inanın tahammül edemiyorum o tür kişiliklere. "Hasta ruhlular" deyip çıkıyorum işin içinden.

Neyse.... Bir dolu kitap aldım kendime bugün. Yine felsefe kitapları. Freud'un aldım bu sefer. Bilmeyen yoktur Sigmund Freud'u. İnsanları tanımakta ve analiz etmekte inanılmaz yardımları oluyor kitaplarının. En zor canlıdır insan. Sürekli değişirler. Bilirsiniz yaşanmışlık yetmiyor çoğu zaman çözmek için insanları. Özellikle kişilik sorunu yaşayan zavallıları. Kendini geliştirmenin zor olmadığını düşündüğüm için kişilik sorunlu zavallılar diyorum o insan türleri için. Yerinde saymayı sever bu tür. Gelişmemekten yanadırlar. Bir kaç üniv. dahi bitirseler o beyinleri kalır öyle büyümez.

Böyle işte. Ya da öyle işte :)

Uykum geldi. Yatmalıyım. Herkese güzel bir hafta olsun mu? Olsun tabii ki.

İyi haftalar efendim. Çevrenizden aklı başında ve güzel insanlar hiç eksik olmasın.

5 Mart 2012 Pazartesi

Bir Bitişin Ardından, Bir Başlangıç.

''Başkalarını bilmek zeka, kendinizi bilmeniz gerçek bilgeliktir.''
Blogumun açılışını ünlü bir bilge olan Çinli Laozi'nin güzel sözü ile yapayım dedim. Yaptım da. Kendi kendime konuşmaya başlayabilirim artık. Kendi kendime evet. Kimse yok ki yazdıklarımı okuyacak. Kimsenin benden haberi yok hatta. "Bir delinin güncesi" falan mı olsaydı ki adım? Şanıma uygun olurdu aslında tam da. 
Şu an sanki görülmesi, içeri girilmesi yasak bir bahçe ya da alan varmış da kapısından gizlice bakıyormuşum gibi hissediyorum kendimi. Yakalanma duygum tavan yaptı. Üstelik yakalanırsam ceza alacakmışım gibi de küt küt atıyor kalbim. Aman neyse. Hem kimin umurunda ki bu? Devam et Konomashii kendi kendine konuşmaya. İnsanların içinde hâlâ kendini keşfedememiş kimselerin olmasına inat kabullendiğin deliliğince konuşmaya devam et. Şimdi ve bundan sonra!